28 Kasım 2014 Cuma

insan aynı kanar.

Farkındayım ne kolay ne de hoş bu husumetler. Korna sesleri karışıyor fren seslerine, hiçbir şey durmuyor ve köşedeki sarı şapkalı çocuk ağlıyor yere düşen kakaolu dondurmasına, her dükkandan farklı sesler yükseliyor hem de müzik diyorlar buna, ardından üst komşu hapşuruyor ve ben de kulaklıklarımı takıyorum.
Karşı kaldırımdaki yaşlı adamın gözlerindeki koyu hüzünle ve alnından yanaklarına süzülen ter damlacıklarıyla oturup ayakkabılar silmesini izleyemiyorum daha fazla ve önünden kıkırdaşarak geçen genç kızları pembe eteklerinden asasım geliyor çarşının göbeğine.
Mendil satan küçük mutsuz meleklerin yırtık pantolonlarını daha fazla kaldıramıyor yüreğim, yanımdan geçen çöpçü çocuğun arkasındaki koca beyaz çuvala atlayıp kaçasım geliyor buralardan.
Ne ağıt duymaya ne de düzgün cümleler kurabilmeye mecalim, ne etrafıma daha fazla bakabilmeye cesaretim var.
Mide bulandırıcı şu dünyayı şizofrenliklerinizle daha ne kadar hoş göstermeye çalışacaksınız? Çünkü pencerenin öbür tarafları şu görüntüleri cennet kılıyor.
Hepimizin acıları var, fakat her insan aynı kanar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Gereksiz eleştiri gizli hayranlıktır çekememezliktir.