27 Ağustos 2015 Perşembe

Saçların

Saçların mesela dağınıklıktan da öte bir durumdaydı Samatya, için de acı besliyordu hüzün besliyordu özlem besliyordu, savurmazdın saçlarını dökülmesin kimse rahatsız olmasın yerinde diye ya serbest bırakırdın saçlarını beraat edercesine yada dağınık topuz ile bir araya getirirdin birlik habercisi verircesine; bence de sen tanrının varlığı üzerine en güzel kanıtlarından biriydin.

4 Ağustos 2015 Salı

Ruhlarımız sevişsin

Bir seni belledim artık şu zaman denen kavramın yanına mutluluğum, geleceğim diyerek. Sevmek deyince seni, duran kalbim senin sevginle notaların ritmine karışıyor. Bir kemanın solosuna takılır gibi sevdan kasıklarımda soluklanıyor, sırtımın kaburgalarına doğru can buluyor şu ruhum, ruhunun derinliklerine yayılarak. Ruhun, kalp kapakçıklarımın arasında kayboluyor iken savruluyor soluğun içimin yuvasına işte orada başlıyor kalp kapakçıklarımdan eşsiz melodilerin dinmeyen narin tınısı. Sırtında omurgan da ki boşluğa ilişiyorum sıcak nefesimi yukarı ensene doğru sürüklerken soğuk bedenin de ki hücrelerinin şükranlarını duyuyorum adeta baş kaldırırcasına, göçebe ruhun yönlendirir hücrelerini bedenlerimiz değil ruhlarımız sevişsin isterim zira bedenen hiç bir şeyi hissetmez duruma düştük artık bir şey gelmez oldu elimizden bundan sonrası için seni kaburgamın içine nasıl sokarım sana orada nasıl bir yaşam alanı sunarım bunun planları dahilinde düşüneceğim, Samatya.

1 Ağustos 2015 Cumartesi

Şah damarım.

hıçkırıklarım şah damarıma vuracak sen orada boynumun girintisinde acıdan ağlarken bende belli etmemek için içime atıcam rahatsız olma diye ama sen şah damarımın düzensiz atmasından anlayacaksın ki içimde katliamlar olduğunu Samatya.