19 Mayıs 2015 Salı
Daha çabuk.
Yetişecek bir yeri olayan insanlara daha çabuk yanaşıyor bedenim, rahatına düşkün olan insan makbuldür benim için. Kıyılara cam kenarlarına özenen, dar sokaklara nostaljiye analog’a zaafı olan insanlara zaafım oluyor.Çay sevene sözel sevene kural tanımayan değil de kural bilmek istemeyene; Sessiz ve sakin çığlıklara önem veren hayattan pek fazla beklentisi olmayan insanlara daha güzel eriyor aklım. Bilip susanlara zamanı dert etmeyenlere, yaraları kurumuş üstünde bandı durmayan insanlara daha çabuk yanaşıyor belki de kalbim..
14 Mayıs 2015 Perşembe
Düşünmekten delirmek.
Bazen korktuğum için bir şeyin farkına varmak istemiyorum. Bu raddeye geliyordum. Ama artık bir şeyleri bilmek ve farkına varmak hiçbir şeyi değiştirmiyor. Düşünceyi değiştiremezsiniz bildiğiniz şeylerden kurtulamazsınız bunu durdurmak istiyorsak ya kafamızı keseceğiz, ya ani hafıza kaybı yaşayacağız yada böyle beynimizi kemiren içimiz de çırpındığımız süründüğümüz ile devam edeceğiz. Bazı şeyleri bilmek ve her şeyin farkına varmak kötüden ziyade iğrenç bir durum delilik sıyrılmışlık çizgiden çıkma sınırları aşma ve sonun da psikoloji bozukluğu..
Sonu kötüye çıktı değil mi, halbuki bildiğin bir sürü şey düşündüğün bir sürü anlamlı, haklı, doğru ve gerçek işe yarar şeyler ama çok düşünmekten daha çok düşünmekten daha çok bilmekten yani mükemmel iken kusursuz iken en sonu; seni deliliğe strese kararsızlığa psikoloji bozukluğuna hayatının sarsılmasına ve en sonunda da hayatının bitmesine yol açıyor. Ne vardı da hayatın anlamını aradım bazı şeyleri sorgular iken sıradan insanlar gibi, ben en sonunda her şeyi sorgular oldum ne vardı da felsefeye yakınlaştım bir anda, insan duygusu insan psikolojisinin içine daldım sonunda insan röntgenciliğini kavradım.
Ne olurdu yani sıradan hatta en boktan insan olsaydım tek terdim büyümek adam olmak okul okumak çalışmak evlenmek çocuk yapmak yaşlanmak ve ölmek olsaydı tek derdim. Yada ne olurdu da bir çoban olsaydım tek derdim uyuyamamak olsaydı, hayvanları kurttan tilkiden hırsızlardan korumak olsaydı ve gece yatmadan önce her zaman İstanbul'un hayali ile uyusaydım orayı merak etmek görmek istemek olsaydı tek derdim. Belki de bunların hiç biri.Sonradan sağır dilsiz olsaydım gıkım çıkmazdı aksine sevinirdim insanlarla iletişimim kesildi diye, sıradan sohbetlerin içinde kalmayacağım diye karşımdaki ile konuşurken artık onun ne diyeceğini tahmin etmeyeceğim bilmeyeceğim diye.. Sorsan her kes iyidir. İyi değiliz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
