25 Aralık 2014 Perşembe

Ve şu mimik çizgisi diye sevdiğin yer sen gittikten sonra mezarın olacak. Yokluğun oturacak gülüşümün hemen yanına. Ne zaman gülsem sızlayacak öptüğün her milimim. Hep böyle olur. Ne yani? Sen günlerce, haftalarca hatta aylarca yanımda olmana rağmen fark etmedin benim burnumu sızlatan ceset kokusunu. Ah.. bir içimi açsan kadın.. Boğazımdan kasıklarıma kadar serilen bir mezar var, içim başlı başına sevdiğim insanların ölüleriyle dolu. Her bir gidiş başka bir ölü, her bir ihanet başka bir ölüm, başka bir burun sızlatan ceset.
dişimi çektirsem özlerim seni
yalnızlık meselesi değil bu,
hassasiyet manzumeleri düzerim istersen,
yakınlık ve derinlik hissiyatlarında boğuluruz,
lüzumsuzca çıkmış çimenlere basarız beraber,
hatıralarımızdan kime ne,
birkaç nesil geçer üzerimizden,
yeşil yeşil eziliriz, harikulade,
yaşlı bakıcılar gelir gençliğimize,
tatil yaparız son kez istasyonda,
tren garlarının kokusunda ve raylarda kalırız dirhem dirhem
uçurtmaları indiririz, malum bulutlarda var bir hiçlik
kimliksizlik arşa değse güleriz
sevinçlerimiz sistematiktir bizim,
gitme kalma meselesi değil bu,
dalında kokladığımız için güzel isimler,
ağızda dallandığı için sigaralar bizim,
yarın yokmuş gibi koşacaksak eğer,
dur demen lazım sen bu değilsin.
durdun, düşündün ve şiirleri silme vakti!
ingilizce hayallerinde türkçe kahramanına güle güle!


hoşçakal

“hoşçakal" ile, "görüşürüz" arasında derin bir anlam uçurumu vardır.
hoşça kal dediklerimiz, bize uzaktır. Onların, orada kalmasını isteriz. Hoşça. 
Görüşürüz ise, bir umuttur, sıcaktır, tekrar görmek istediklerimize deriz. Onları görmeyi umut ederiz. Gelsinler isteriz, gitmesinler, yanımızda olsunlar isteriz.
hoşça kal gibi değildir, görüşürüz demek. Kimsenin uzakta öylece kalmasını istemez “görüşürüz” kelimesi. Üstelik, karşılıklıdır bu görme eylemi. Karşı taraf da, görmek ister bizi, onlar da, gitmek istemez.
Hoşça kal tek taraflıdır. birine dedin mi o konuşma orada biter. bir daha başlamayacak gibi… ama görüşürüz öyle mi, “gel, der, gel gitme tekrar konuşalım” diye fısıldar.
bu yüzden sadece sevdiklerimize tereddütsüz görüşürüz deriz.
Hoşça kal, uzak akrabadır, normal arkadaştır, tanımadık bir yabancıdır. Görüşürüz ise sevgilidir, dosttur candır.
işte bu yüzden
Ben hep o’na görüşürüz dedim.
O bana hep hoşça kal dedi.


Ben. Benlik duygumu ona böldükten sonra hiçbir beni sevemediğimi anladığımda kelimelerimi bir başka hayatta canlandırıyordum. Zamanın kaybolduğunu anladığım o ilk an, bir tren yolculuğunda uyku ile uyanıklık arasındaydım. Hiçbir istasyon kaybettiğim onluk sistemimi getirmiyordu bana. Arıyor ve aranıyordum; kaçıyor ve kovalanıyordum. Bir araftı düşlediğim, ben çaresizce o rüyada gerçeklerle yüzleşiyordum.

16 Aralık 2014 Salı

Bazen

Bir süre sonra insanlar pek de umurunda olmuyor. Kimseyi değiştirmeye çalışmıyorsun. Kimin ne yaptığını umursamıyorsun. Yorulunca kendi kabuğuna çekilip o küçük dünyanda yalnız yaşamayı öğreniyorsun binlerce tanıdığın oluyor ama 2 3 işiyle bile fazla samimi olmuyorsun istediğin yere gidip istediğin kişiyle gezip istediğini yapıyorsun hiç bir şeyi ertelemeden. Anlık mutluluklar yaşayıp, derin hüzünleri tek başına atlatmayı öğrendiğin vakit kimseye ihtiyacın olmuyor. Siz buna yalnızlık diyorsunuz, bense huzur.

başka bir ölü

Ve şu mimik çizgisi diye sevdiğin yer sen gittikten sonra mezarın olacak. Yokluğun oturacak gülüşümün hemen yanına. Ne zaman gülsem sızlayacak öptüğün her milimim. Hep böyle olur. Ne yani? Sen günlerce, haftalarca hatta aylarca yanımda olmana rağmen fark etmedin benim burnumu sızlatan ceset kokusunu. Ah.. bir içimi açsan kadın.. Boğazımdan kasıklarıma kadar serilen bir mezar var, içim başlı başına sevdiğim insanların ölüleriyle dolu. Her bir gidiş başka bir ölü, her bir ihanet başka bir ölüm, başka bir burun sızlatan ceset. 

12 Aralık 2014 Cuma

Acıyorum.

Ne yazık ki, masumiyetin, şeffaflığın, hoşgörü ve sevginin nasıl duygular olduğumu hatırlayamayacak kadar kirlenmiş insanlar var, hem üzülüyorum, hem de çok acıyorum onlara... Keşke kendi içlerine dışardan bakıp az da olsa arınabilseler.

10 Aralık 2014 Çarşamba

Bazı insanlar

Bazı insanlar gerçekten bana göre değil.toplumsal bir varlık olduğum gerçeğini reddediyorum. Bu maskeler, bu sesler, bu gürültü, bu yapmacık kahkahalar, timsah gözyaşı ağlamalar bunlar bana göre değil. bağırmayı seçen insanları sevmiyorum. Beni yalnızlığa sürükleyen sonra benden onu çalan insanları sevemiyorum. İster istemez fark ediyorum ve uzaklaşıyorum olabildiğince samimi olmak istemiyorum kendimi; salak saf çok kötü biri olarak tanıtıyorum umurum da değil benden uzak olsunlar nasıl isterlerse öyle bilsinler onların beni kendi gözünde kafasında şekillendirmeye düşünmelerine bir lafım yok ama hayatıma kararlarıma yaptıklarıma müdahale etmeleri bende kayışı koparmaya yol açıyor zaten genel olaral 3 kişi dışında arkadaş çevreme ne yaptığımı neler yapacağımı söylemem çünkü bilirim anlamazlar inanmazlar dalga konusu yaparlar onun için hep;"Hiiç bildiğin gibi işte ev,iş,okul" derim. Yani onlarında yaptığı onlara yabancı gelmeyen şeyleri söylerim gerçekten ne yaptığım neler yaptığım anlatsam bilirim ciddiye almaz inanmaz dinlemez anlamaz genel olarak böyledir.

9 Aralık 2014 Salı

Aaa! 14 Yaşındaki kızın sex görüntülerini mi yaymışlaar.

Bu aralar sürekli sosyal medya gündeminde çalkalanan konu 14 yaşındaki kızın pornosunu atmışlar internete rezil etmişler vs. vs.Nereden başlasam bilmiyorum aslında çok şey var ama diyeceklerimin hiç biri değmez böyle insanlara. Boş insanlar topluluğu resmen ya hem abaza hemde ergenler bir araya toplanmış resmen kızı dalga konusu yaptılar bu kadar mı basit ucuzsunuz ya bazıları da diyor "tamam kız bir hata yapmış olabilir" ne hatası yaptığı şey yasak mı bu ülkede yada suç mu sadece kimine göre ayıp günah kimine göre de gayet normal olabilecek şeyler ki bence de kızın yaptığı şey son derece doğal bir şey asıl sorun asıl suçlu aranacaksa o videoyu paylaşan insandır kendince gurur kaynağı yapıp arkadaş ortamında kendi çapında yükselmek için "bak bak nasıl milli oldum, yada bak kızı patlattım" gibi kelimeler kullanmak için bir kızın hayatını mahvediyor resmen..

Olayın garip olan tarafı bütün olayı duyan duymayan hatta konuyu bilmeyen bile o kızın üstüne çullanıyor yok orospu yok kaşar ulan olayı hiç bilmeyen bile lafı duyduğunda "aaa kızın sex görüntülerini intertene mi yaymışlaaar" diye bir tepki veriyor ulan gereksiz, senin bu verdiğin tepki "sex" kavramını ilk defa duyan bir küçük bir çocuğun tepkisidir bu, ee tabi kızın bir açığını yakaladınız hemen eğlence malzemesi yada rezil etme vs. Aslında bu tür olaylar olduğunda son derece normal karşılansa hiç ayıplanmasa bu ülkede daha rahat yaşanabilir sevgililer gizli gizli öpüşmeye sevişmeye saklanmaya bilir ulan zaten her şeyimizi diğer ülkelerden görüp çalıp ülkemizde de uyguluyoruz bari bu bakış açısını da diğer ülkelerden görüp kabullenmeyi bilelim..

Kimse kimse kimsenin cinsel hayatına karışamaz her kes istediğiyle sevişebilir sex yapabilir ( 2 tarafında isteme şartıyla ) ben demiyorum ki her kes herkesle cinsel ilişkiye girsin, sadece bu gibi olaylarda susup normal karşılanmalı kimine göre çok ayıp (kimine göre çok normal bir şey) eğer normal karşılansa her keste böyle görüntüler var bizde koyarız görüntülerimizi şu an belki onların yaşından küçük çocuklar bile sevişiyor he nereden bileceksin? Ama onların görüntüleri olmadığı için onlara karışamıyorsunuz değil mi onun için böyle konular normal karşılanmalı insanlar tarafından.

Ulan sanki yaptıkları suç ayıp utanılacak bir durum tamam sana göre günahsa günah sus o onların sorunu tekrar söylüyorum burda tek suçlu o kızın o güvendiği adam sandığı çocuğun bu görüntüleri herkese gurur kaynağı gibi göstermesi şu olaya verdiğiniz uğraşı çabayı ülkenin başka sorunlarına verseydiniz rahat 2 3 konuda açıklık gelmişti sanki tek konu bu gibi yazık gerçekten çok yazık insanlık bu kadar basit bu kadar ucuz olmamalı insanlar başkalarının hayatına kararlarına yaptıklarına bu kadar karışmamalı. #ahsucahilinsanlar
Onur Güneş

Günün konusu Ecem!

Ne olay ama (!) İnternete videosu düşmüş.Eee?Size ne?Tabi içerik +18 olunca tadından yenmez gari.Daha geçen gün “Ya Ecem varya kız taş lan”,”Ecem in durumlarına ölüyorum.””Bu kız sempatik lan” diyenler şimdi “O***** teki””Kaltak ne olacak””Zaten oldum olası sevmiyordum o Ecemi”

Cidden bu kadar basit misiniz?Bu nasıl bir karaktersizliktir?Siz o kızın şuan neler hissettiğini anlayabilir misiniz?Neler yaşadığini biliyor musunuz?O yazdığı durumda üstünden geçti,olayı en ince ayrıntısına kadar anlatmadı.Kaldı ki anlattı.Evet Ecem sürtük.Evet Ecem orospu.Sana ne?Hiç tanımadığın birini yargılamak sana mı düşüyor?Yanlış yapmış olabilir.Her insan hata yapar.Ağır bir hata mı?Olabilir?Cehennemlik mi?Ee,sende onunla mı gideceksin öbür dünyaya?Onun günahlarının bedelini sen mi ödeyeceksin?O zaman?Neden onu bu kadar aşağılıyorsunuz ki?Ve neden tek konu Ecem.O çocuk suçlu değil mi?O videoyu paylaşan?Neden aslında kurbanı suçlu görüyorsunuz?”Yapmasaymış” ya ne demek yapmasaymış?Sevgilimdi diyor,aşıktık diyor.Hem sana ne milletin cinsel hayatından?Bu senin değil onun problemi.

Bu olay iki hafta içindi unutulacak.Ve Ecem e tekrar iltifatlar gelecek.Onun popülerliğinden yararlanmak için.Çünkü insanoğlu böyledir.Doğasında var.Ama yeter.Şuan Ecem ne halde cidden bilmiyorum.Arkadaşı falan değilim.Ona destek olamam malesef ama umarım sizin o eleştirilerinizi takmıyordur.Çünkü değmezsiniz.Cidden.Sırf dalga amaçlı ürettiğiniz o düşünceler şuan bir kızın hayatını mahvediyor.

Ülkemizin tek sorunu Ecem mi cidden?Ecemle uğraşacağınıza daha yararlı işlerle uğrassanıza.Tabi çok kolay demi?Hic tanımadağın biri hakkında konuşmak,onla dalga geçmek.Bu size zevk veriyor.Ecemin kusurlarını görmek içten içe sizi mutlu ediyor.Bu acizliğinizi gösteriyor işte.Bu kadar zavallısınız.Sizden bir ricada bulunabilir miyim?

Yaptığınız en iyi şeyi yapın.Sesinizi kesin ve kıçınızın üstüne oturun.

Greendreamst



8 Aralık 2014 Pazartesi

yoksa küs müsün bana

yoksa küs müsün bana
dilime ikâmet edenim
dargınsak eğer
üç günü geçeli aylar oluyor haberin olsun
ve burada yanık kokulu rüzgarlar çarpıyor yüzüme
beni soluğumdan tutuyor üşümelerim
boğazıma yapışmış sıtmalı kelimeler
en yakın sağda parka çektiler kendilerini
söz dinlemez oldu sözler
adına sır diyorlar sevmelerin
gürültülü harflerini sükûta izdivaç ediyorlar
mahrem duygularını telveye terk ediyorlar yani
yorulmadınmı dilimden sessiz çığlığım

Tanınan kişi-Tanınmayan kişi

İlgi görülen her şey iyi olsa da kötü olsa da sevilir örnek; Bir insan sosyal medyada çeşitli hesaplarda toplum tarafından seviliyordur paylaştığı şeyler çok ilgi görüyordur çok beğeni, yorum, retweet, favori, notes, reblog vs vs. alıyorsa o kişi ne yazarsa yazsın isterse iyi yada çok saçma bir şey yazsa da o kişi popüler olduğu için (sizin deyiminizle: Fame,Popi.) sevilir veya yazıları okunur. Ama hiç tanınmayan bir insan belki mükemmel şeyler paylaşıyordur yada yazıyordur ama hiç tanınmadığı için dikkat çekmediği için yada sosyal medya tabiriyle;beğeni, yorum, retweet, favori, notes, reblog alamadıysa o kişinin paylaştığı şeyler ilgi görmez dikkat çekmez önemsizleşir bakılmaz bile popüler olanlardan daha iyidir ama popüler olmadığı için ilgi çekemez sosyal medya popülerlik açısından tamamen bundan ibaret şimdi bu yazı hiç dikkat çekmeyecek görmeyecek.

3 Aralık 2014 Çarşamba

Papatyalar.

Bu gün evden hızlıca çıktım sana gelmek için.
Her gün dış kapımda ki çiçek satan kadına 1 lira bırakırdım sebepsiz.
Belki bir gün geri dönersin diye o umutla.
O kadına ön ödeme yapardım sana ilerde alacağım çiçekler için.
Bu gün ilk defa ondan bir çiçek aldım hemde "papatya".
Bilirim dayanamazsın çok seversin papatyaları.
Kadın parayı almadı bu da onun ikramıydı galiba.
Aldım elime papatyaları seni bekledim yine aynı yerde.
Ve yine geç kaldın her zaman ki gibi bende sinirlendim.
Ama sinirimin en rahat en güzel şekilde senin yatıştırdığını da ben bilirim.
Çok seviyorum seni Samatya ne kadar mı çok.
Hani insana aslında en uzak yeri dokunamadığı sırtıdır ya.
Hani hiç bir şekilde ulaşamazsın oraya kızarsın imkansızdır bilirsin.
İşte bende o kadar çok seviyorum seni.
Sen bilmezsin ama ben her gece senin ile uyurum.

Kendine gel hayat kısa.

Bu gördüğünüz fotoğraftaki mutluluğu hiç bir zengin veya hayatı sorunsuz rahat konforlu olan hiç bir insan yaşayamayacak bu mutluluğu sen orada 85 katlı binanda yada holdinginde her ne boksa işte orada milyar dolarlık bir toplantı için anlaşma için yıllarca uğraşsan o anlaşmayı kazansan ve bunu kutlamak için sabaha kadar iş arkadaşlarınla vs. kutlasan bunu yine bu kare deki gibi bir mutluluk hissedemeyeceksin bunu sende adın gibi biliyorsun farkındasın onun için büyük işler peşine düşmeyi bırak 35m2 lerde huzur mutluluk aramaya çalış inan bana o büyük kasvetli uğraşlarından daha güzel bir yaşamın olacak.

1 Aralık 2014 Pazartesi

ayyaş

Herkesin arzu ve neşe ile dans ettiği pistin ortasında kalmış ayyaş bir sürtük gibi hissediyorum kendimi..
Avare avare izliyorum dünyala beraber etrafımda dönenleri ve sadece avaz avaz gülüyorum. 
Bakışlarda görüyorum delimi lan bu dediklerini. Bende bakışlarınıza aldırmadan gülmeye devam ediyorum.
Biraz zamana ihitiyacım var
Sonra kurtulacağım benden
Basit ya da karmaşık
Saklanacağım bir kimsesizliğe.

çay bardakları

"Kaybettiklerimiz hatrına kalkıyor çay bardaklarımız."

Saat kaçtı bilmiyorum

Saat kaçtı bilmiyorum 
Ya da yarın hangi dünün bugünüydü 
Neden yaptım onu bile bilmiyorum 
Seni düşündüm. 
Öylece oturduğum yerde 
Metrodan inip eve, 
Evden işe kısa bir yürüyüşte 
Saat kaçtı bilmiyorum 
Seni düşündüm.
Bir şarkı çalınsın
Ya da bir çocuk önümden geçsin gülerek
Ben hazırlıklıydım
Sonunu başını önemsemeden
Seni düşündüm.

Aslında, 
Nerede ne zaman 
İyi bir şey olsa şu hayatımda 
Seni eksik etmeden, 
Bizi düşündüm.