18 Aralık 2015 Cuma
Gitmek için bir yer şart değil.
Gidiyorum hayattan. Herkesten her yerden.
Uzaklara doğru. Kendime.
Sakın üzülmeyin benim için duvarlar..
Bu yaygınlaştırılmış saçma düzenden bıktım.
Popüler sanılan gerçeklikten sıyrılmış.
Her şeyin yapmacık hale geldiği.
Her şeyin birbirinin kopyası taklidi olduğu düzenden.
Kalıbının iyi olduğundan her şeyin ilgi gördüğü adaletsiz düzenden.
Beni içten içe salt edici bir boyuta sürüklüyor.
Ardından avarelik, aylaklık, berduşluk…
Rest çekmeliydim, geç kaldım.
Genç yaşımda geç kaldım her şeye.
Genç yaşımda yaşlı kaldım.
Kedime geç kaldım. Daktiloma geç kaldım.
Duvarlara haykırmaktan geç kaldım.
Neyse ki gidiyorum.
Samatya, sende üzülme.
Gitmeden önce anlaştım bu kent ile.
Özellikle Galata ile.
Ben dönene kadar,
senin adımlarını sesini bakışlarını gülüşlerini kaydedecek.
içine hapsedecek.
Galata sana daha güzel gelecek artık, beni aratmayacak.
Geri geleceğim. Bekle, bekleme. Yakındır geleceğim.
Fakat önce kendime gelmem gerek.
Bunun için gitmem gerek. Herkesten her yerden.
Şimdi son hamlem.
Sana yıllarca aradığın Cemal Süreya’nın Günler adlı kitabını bırakıyorum.
İlk basım hemde.
Ve de Tahsin Ağabey’in el sanatları atölyesinden kendi ellerim ile defter yapıyorum.
Kapağını bizim anılarımızdan sürreal içerikli motifler ile işliyorum.
Bir görüşmemiz de bunları çantana sıkıştırıp ses etmiyorum.
Veda misali, son görüşme.
Benim mayam tutmadı bu hayatta, belki de bu düzende..
Tuzum kurumuyor, kurutmuyorlardı çünkü.
Gitmenin çare olacağını umuyorum.
Trenin gelmesine 8 dakika var.
Ben de beklerken, görünen onca şiirlerim yazılarım içinden son kez bunu yazıyorum.
Son kez yayımlanacak olan.
Bunun da görüneceğini sanmıyorum ya. Neyse.
Öpüyorum omuzlarından.
Aslında sana bir ay önce gideceğimin sinyalini vermiş idim.
“Bir şey duyarsan ya da bir gün bir haber alırsan, ne olursa olsun bak yoluna devam et sakın etkilenme olur mu güzel kedim?” Demiş idim.
Sende pek kale almamıştın kucağımda uyuklarken.
Bir kilo neyse daha. Neyse! Çayım soğudu tren yanaştı yanıma.
Kedime daktiloma yazılarıma ve orman gözlerine iyi bak .
9 Aralık 2015 Çarşamba
Kadın. Gel hadi!

Kadın. Gel hadi!
Gel de şu çilingir sofrasından kurtar beni..
üzerimde ki buhranlığı al
yerine yüce saçlarını ört.
“Çok dağıldım toparlanmam lazım” dedin.
Kaç zaman oldu
ayrı durduğumuz, öpüşemediğimiz
benim seni saatlerce seyredemediğim;
gün sayısı kaç oldu haberin var mı?
İki. Koca iki gün?
Yıllar süren iki gün.
Bizim yaşayışımız dağınık değil mi zaten.
hep bir merdümgiriz vurdumduymaz havasında değil miyiz.
Kadınım. Gel hadi!
Seni özleyen yanlarım yara bandı tutmaz oldu
oluk oluk hasret döker oldu.
“Geleceğim sana” dedin.
Bana da gemi bekletme..
Kadınım. Gel hadi artık!
7 Aralık 2015 Pazartesi
Merdümgiriz’in sessiz çığlığı.
Madem insanlar nankör o zaman neden onlarla ilgileneyim konuşayım yakın olayım? Yada. Vefasız? Kötü? Ön yargılı? Egolu? Düzenbaz? Çıkarcı? Yalancı? …? Ve de bunların içinde var olma gayreti gösteren iyi insanlar var bunların adına da indirgemek amacı ile; nadiren ve istisna koymuşlar, yani zor bulunan sayısı az iken zor bulunuyor iken, neden ayrıca iyi insan arayışına gireyim? İnsanlara uzak olmak neden garip karşılanıyor, ötekileştiriliyor, samimiyetsiz-soğuk kalıbına sokuluyor gözlerde bu birey. Kötü insanlar ile üzüleceğime hayal kırıklığı yaşayacağıma en sonun da sinirleneceğime insanlardan uzak durmak bunları yaşamaktan daha iyidir inanın.
Ya da insanlarla samimi olmaya çalışıp, onlara yaranmaya çalışıp onlar ile konuşurken davranışlarına göre konuşmasına göre bir yandan da “iyi insan mı acaba” deneme yanılmaları kestirmeleri mi yaşayacağım. “Her insan aynı değildir yahu” deyip risk mi alayım? Hayır efendim! Ben doydum. Çünkü en sonunda onların işine yaramadığınızı anlayınca bir eksilme bir ayrılık bir kopma evresi her zaman olacaktır, hele ki dış görünüşünüz kötü ise hiç şansınız yok insanların gözünde. Bütün bunları yaşamak yerine eksiksiz yalnızlığı çekilmez sevilmez biri olmayı ve de insanlara mesafeli olmak içli dışlı olmamaya gayret göstermeyi yeğlerim. Az insan bol huzur ve tavsiye etmiyorum hiç birinize burayı da kirletmeyin.
Ya da insanlarla samimi olmaya çalışıp, onlara yaranmaya çalışıp onlar ile konuşurken davranışlarına göre konuşmasına göre bir yandan da “iyi insan mı acaba” deneme yanılmaları kestirmeleri mi yaşayacağım. “Her insan aynı değildir yahu” deyip risk mi alayım? Hayır efendim! Ben doydum. Çünkü en sonunda onların işine yaramadığınızı anlayınca bir eksilme bir ayrılık bir kopma evresi her zaman olacaktır, hele ki dış görünüşünüz kötü ise hiç şansınız yok insanların gözünde. Bütün bunları yaşamak yerine eksiksiz yalnızlığı çekilmez sevilmez biri olmayı ve de insanlara mesafeli olmak içli dışlı olmamaya gayret göstermeyi yeğlerim. Az insan bol huzur ve tavsiye etmiyorum hiç birinize burayı da kirletmeyin.
5 Aralık 2015 Cumartesi
Bol huzurlar.
Buralar ile ilgilenemedim bir kaç zamandır. Çünkü canım istemedi. Kalem ve kağıda iyice alıştım artık ve onlara yazdıktan sonra gelip buraya kayda geçmeye buralara yayınlamaya çok üşenir bir hale geldim, bir sürü yeni konular, yeni bölümler yeni şiirler vb. yazdım fakat buralara yayınlama konusunda bir geri çekilme durumum var, zaten buralara uğrayan bilen tanıyan buna rağmen beğenmeyen 3-5 kişi vardır. Onlara da tavsiye etmiyorum zaten. Gidip en çok okunan en çok beğenilen en çok tavsiye edilen listenin başında ki olan isimleri takip etmelerini öneririm. Ben yine devam ediyorum fakat buraya bazen uğramayı düşünüyorum artık. Eğer yazdıklarım dilinize bir anlık bile olsa pelesenk olmuşsa bile; iyi ya da kötü bir şeyleri yapmayı başarabilmişimdir hayatta.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

