24 Mart 2015 Salı

Hayat mı? İnsanlar mı ?

Hayat dediğimiz bu yaşam gerçekten çok mu zor ?
Yoksa hayatı zorlaştıran insanlar ve kurallar mıdır?
Evet bence hayatı zor hale getiren çekilmez bir serüvene çırpınma sürecine dönüştüren insanlar ve onların koyduğu kurallar,sınırlar ve bir takım şeylerdir. İnsanlar kurallar olmadan yada; “bir şeyi yapmadan da veya şunu yapmadan da hayatını sürdürebilirsin” kanaatinde bulunsalar aslında hepsinin de kafasında teker teker ışık yanmaya başlayacak böylelikle kurallara gerek kalmayacak, arabalara binmesek de olur böylelikle trafik azalır, büyük binalar yapmasak da olur böylelikle ormanlar sağ kalır oksijen kaybı yaşamayız, televizyon izlemesek de olur böylelikle insanlar dışarıya çıkar televizyonda gördüğü hayal imkansız sandığı bir takım şeyleri gerçekte de yapabilir bunun sonucuna varabilir değil mi insanlar, okullara da saçma konular gereksiz konular işleneceği yere, insanlara insanlık dersi hayatın inceliklerini veya kolaylıklarını anlatsalar hiç mi işe yaramaz, (bu saydığım örnekler içlerin de sadece bir kaçı ama en baskın olan örnekler bunlar) hayatının hiç bir yerinde görmeyeceği bir konuyu dinlemesi yerine hayatının her anın da karşısına çıkacak olan zorluklara karşı direniş, çaba, kolaylık gibi dersler verilse kötü mü olur bu dediğim çok mu kötü bir şey yoksa tam aksine çok iyi bir şey olduğu için mi bu sistemin başında olan insanlar bunları uygulamıyor yürürlüğe koymuyor. Evet bunun başka bir açıklaması olamaz.
Onur Güneş

1 Mart 2015 Pazar

Yaşam Mücadelesi

Neden insanların üstüne onca yaşananlardan sonra bir deprem çökmüş gibi yaşamaya başlar. Küçücük şeylere mutlu olmak varken neden daha fazla daha daha da fazlanın peşinden koşarlar... aklımın almadığı şey ise bu konuda; İnsanlar dünyaya yaşamak için gelir değil mi? Yaşar ve yaşadıktan sonra ölür değil mi? Ama insanların üstüne öyle bir etki yarattılar ki insanlar bu dünyaya gelir gelmez ilk nefesi alır almaz gözlerini açar açmaz yaşam mücadelesi verme uğraşına zorunluluğuna girerler. İnsanlar dünya ya yaşam mücadelesi vermeye gelmezler ki. Yaşamaya ve ölmeye gelirler. Yıllardan beri insanların aklına bilinç altına da bu zorunluluk yatıyor. Büyü,okula git,okuldan gel,çalış,aç kalma,okumazsan aç kalırsın,meslek bul, aç kalırsın, kendi kendine geçinmeyi bil, dikkat et. evlen. çocuk yap. hayatını 2.plana al. çocuğa da sen çocukken ne gördüysen onları uygula evresi gelir vs. vs. ve nesil böyle gider. Bir savaş bir yarış içinde değiliz ki. İnsanlar yaşam mücadelesi vericem diye onca zevkten. Onca eğlenceden mahrum kaldı sonra yaparım önce şunu şunu yapayım sonra eğlenirim, sonra gülerim, sonra giderim oraya, sonra alırım onu, şimdi şunu şunu yapmam lazım ki bana bu bu olmasın diye yaşam mücadelesi verirler. Buda insanları yıpratır yorar ve sonra sap gibi, bir duvar gibi, ot gibi yaşarlar. Sonra ne olur yaşlanır insan. Sorarlar ne yaptın sen ? Büyüdüm, okula gittim, okudum, bitirdim okulumu. Meslek hayatına atıldım. Evlendim. 2 yıl geçmeden çocuk yaptım. Yıllarca çalıştım evi mi geçindirdim ailemi. Sonra emekli oldum. Şimdi ölmeyi bekliyorum işte her şeyi yaptım hayatta dosdoğru.. Böyle işte insanlar yaşamayı tam anlamıyla böyle sandı yaşam mücadelesinin sonu budur. Küçük şeyler ile mutlu olmak var iken az ile kanaat etmek var iken hayatı yaşamak var iken hayatta boğuşmak hayatta kalma çabası vermek hayat ile mücadele etmek nedendir onu anlamıyorum. Okumayacak mısın. Tabii ki de okuyacaksın. Tabii ki de çalışacaksın vb. yapacaksın ama bunları hep yapmayacaksın bir kural bir zorunluluk bir yaşam sigortası haline getirmeyeceksin hayatına başka bir şeyler de sıkıştıracaksın ki tam anlamıyla yaşadım diyesin.