26 Kasım 2014 Çarşamba

Bildiğim kelimeleri bilmediklerime değiştim bu gece.
Korkak ellerimi senden kaçırdım.
Yine unuttum adımı, yaşımı
günümü ve ardımı.
Yorgun bir defter buldum masamın üstünde.
Bomboş sayfaları gözyaşı kokuyor.
Kendimi uzun ve siyah bir sokağa attım bu gece.
Gözlerim gökyüzünde ayın ışığına takılmış.
Düşüncelerim sanki benden bağımsız.
Yürümek özgürlük.
Yaşlı gözlerimi senden kaçırdım bu gece.
Bir kez daha ‘gücüm yok’ demeden kelimeleri yuttum.
Yine kırıldım sözcüklerinden, gülümsemenden.
Yine kıvrıldım belimden, çektim dizlerimi karnıma.
Sözcüklere, gözyaşlarına
hırkalara, yorganlara
şu ışıklı sokaklara
sürekli düşüp düşüp yeniden kalkmalara
ve dindiremediğim şuradaki ağrıya küstüm bu gece.
Kendimi lunaparkta unutulmuş buldum bu gece.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Gereksiz eleştiri gizli hayranlıktır çekememezliktir.