21 Ekim 2015 Çarşamba

Böyle başlardı sevişme saatlerimiz.

Birbirinden pek memnun olmayan;
fakat birbirini çok seven bir çiftiz biz seninle Samatya
bu şimdiden belli ediyordu ilk 30 yılımızı
ve ruhumuzun ihtiyarlığını.
Mesela ben senin prensiplerinden nefret ederdim,
sen ise benim saflığımdan.
gel gör ki iş birbirimizi sevmeye gelince,
saatler sıfırlanırdı.
boyutlar değişir, şarkıların akışı kaybolurdu.
bizim mesai saatlerimiz 01:15 kalaydı seninle.
akrep 1'e yelkovan 15'e dayandığı vakit..
başlardı sevişmelerimiz.
ben belinden tutup kendime çekerdim seni.
sen omuzlarıma tutunurdun.
dünya seyrini değiştirirdi o an.
başlardı çalışma saatlerimiz.
sen işini çok iyi yapardın, ben her zaman ki aylak.
bana bir bakışın vardı mesela
en güzel o işi yapardın.
gözünü ilk kırpan kaybederdi, velev ki  ben.
işte o zaman işler kötüye giderdi.
alt dudağımın üzerine bir çıkışın vardı ki.
yüceliğini anlatmaya şahitler yetmez.
böyle idi bizim sevişmelerimiz,
fazlası göz çıkartır diye abartmazdık.
sonra yatağımız da devam etmeye giderdik.
yatak boyutu benim en sevdiğim andı.
konuşma kavramı başlardı çünkü orada.
bilirsin konuşmayı pek sevmem,
fakat konu sen isen...
sen bu işte kötüydün biraz.
yapından dolayı odunluğun öne çıkardı hemen.
fakat ben görmezden gelip;
kimsenin duysa da işitemeyeceği
anlasa da kavrayamayacağı.
hayranlık iltifatlarımı savururdum sana.
sende bana dokunarak verirdin cevaplarını.
mesela en güzel cevabın sarılmaydı ki.
neyse sorma gitsin.
çok güzel konuşurum bunu bende bilirim.
fakat senin sarılmalarına karşı kal gelirdi bana.
basiretim bağlanır.
bir den üzerime beton dökülmüşe bürünürdüm.
sonra uyurduk Samatyam.
çalışma saatlerimiz biterdi.
bende sabaha karşı anca çözülürüm beton halimden.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Gereksiz eleştiri gizli hayranlıktır çekememezliktir.