24 Eylül 2015 Perşembe

Boşluğa doğru haykırış.

Bağırdı adam. “Yeter, bu nasıl bir hayat ulan” diye. Ardından garip bir şekilde Samatya eşlik etti. “Hayatı böyle yaşamaktan nefret ediyorum yeter” diye haykırdı oda. Onlar nerede miydi? Nereye mi bağırıyorlardı? Ava da, bir denize karşı bir uçuruma kusuyorlardı, normal de her zaman olduğu gibi adam motorunu çekerdi bir kenara, Samatya beklerdi onu adam haykırışını yapardı Samatya onu gizlice not almaya çalışırdı söylediklerini ve giderlerdi, adam bunu fark ederdi fakat belli etmezdi… Çünkü adam hiç bir zaman hiç bir yerde böylesine yüksek bağırmazdı çok sakin konuşurdu ve adam bu denli acılı isyankar ve hüzün dolu paragraflar savurmazdı bu uçurumdan başka bir yere. Bundandır Samatya’nın not almasını fakat gariptir ki bu kez Samatya adamın yanına yaklaştı, hava esiyordu deniz havası ikisinin de yüzüne vuruyordu. Samatya ona iyi geleceğini düşündü ve bağırmaya devam etti. “İnsanların kurduğu bu adi düzende dönen bu dünya da yaşamaktan bıktım artık, bir şeyleri fark etmekten bıktım artık, yaşam düzenimin şartlar imkanlar tarafından yönetilmesinden çok yoruldum, taşıyamıyorum artık, sevdiğim adamın kokusunu istediğim zaman çekemediğim için boynunda ki girintisine kedi gibi sırnaşamadığım için nefret ediyorum bu düzenden” dedi. Bunlar o kadar ağırdı ki bu kadar kısa bir paragraf bile kesinin kısılmasına yetti Samatya’nın. Adam ilk başta şaşırdı sonra Samatya’nın elinden tuttu gözlerine baktı ki bir yaş kendini bırakıverdi, muhtemelen Samatya’nın kontrolü dışında oldu bu, göz yaşını sildi yüzüne dokunda adeta kedi okşarcasına ve gözlerinin içine bakarak ”merak etme bu uçurumdan atlamamak için zor tutuyorsun kendini keza bende; fakat buradan atlamamak için bize yalvaran o kadar güzel günler var ki şu an kulağımın tınısına ulaştı hepsi ve unutma ki bir gün dünya bizim için de dönecek o gün geldiğin de en güzel çiçekler bize açacak en derin kitaplar bize kokacak kalemlerimizin tıraşı hazır olmuş olacak kağıtlar pürüzsüz olacak işte o gün ölmek yasak olacak… O günden sonra buraya gelebiliriz belki kendimizi uçurumdan bırakmak için uçmak istercesine…” dedi adam. Ve binip terk ettiler orayı hiç bir şey olmamış gibi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Gereksiz eleştiri gizli hayranlıktır çekememezliktir.